baş döndürücü

adj. vertiginous, giddy, dizzy
* * *
dizzy (adj.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • baş döndürücü — sf. 1) Şaşkına, serseme çevirici Bütün gücünü, kaynaklarını doğadan alan uygarlık, o kadar baş döndürücü bir hâl aldı ki doğa artık insanın altından kayıyor. H. Taner 2) Çabuklukta olağanüstü, aşırı 3) Baygınlık verici …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş — 1. is., anat. 1) İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) Bir topluluğu yöneten kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • döndürmek — i, e 1) Dönmesini sağlamak Oğlu başını arkaya döndürdü. H. R. Gürpınar 2) i Başarısız saymak, geri çevirmek Sınavda döndürmüşler. 3) mec. Çevirmek, ... bir duruma getirmek Beni serseme döndürdü. 4) mec. Düzene koymak, yönetmek Tek başına bütün… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esatirî — sf., esk., Ar. esāṭīrī Esatirle ilgili, esatire ait Çamlıca tepesinden bakınca İstanbul, esatirî ve baş döndürücü bir güzellikle karşımızda yatardı. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tennure — is., esk., Ar. tennūre Mevlevi dervişlerinin giydiği kolsuz, yakasız, yırtmaçlı, beli kırmalı, uzun ve geniş giysi O tennurelerin elvan elvan renkleri ve bu renklerin göz alıcı, baş döndürücü kasırgası... Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kəsmək — f. 1. Kəsərti vasitəsilə bütövdən bir hissə ayırmaq; bölmək, parçalamaq. Çörəyi kəsmək. Ağacın budağını kəsmək. İpi kəsmək. – <Koroğlu> durnanın telindən bir dəstə kəsib, Eyvazın papağına sancdı. «Koroğlu». Mağaza sahibi iki arşın yarım… …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.